Author: Melih Öncel

snt editör | Herkes için sanat..

  SANAT Magasin Sayı#1 Editöryel Bizim için sanat, içimizde duyduğumuz hislerin dışa vurumu, ruhun güzelliğinin kağıda, notalara, sahnelere, duvarlara, sokaklara yansımış halidir. Kültür ve sanat her zaman içiçedir. Sanat, kültürle çoğalır; kültür, sanatla evrilir. Heyecandır sanat. Güzellik ve yaşam karşısında duyulan heyecan. Biz de hayalini kurduğumuz projeye başlamaktan dolayı çok heyecanlıyız. Sanatı, kültürü ve eğlenceyi, paylaşacak olmaktan dolayı. Hayatı beraber güzelleştirmeye çalışacak olmaktan dolayı. Aynı heyecanla editöriyel köşesini yazmak üzere bilgisayarın başına oturuyorum. İlk sayının duygusal havası hakim oluyor düşüncelerime. Alışmış olduğumuz editör yazılarından daha farklı bir yazı olacağını hissedebiliyorum. Sanat, düşünmektir, yaratmaktır, zevk almaktır, paylaşmaktır ve yaşamın ta...

Read More

snt editör | Yalan yok, zordu!

SANAT Magasin Sayı#2 editöryel Birçok değişken ve kısıtlı kaynak arasında çıkarabileceğimiz en iyi ürünü çıkartmaya çalışmak oldukça yorucuydu. Tabii ki bir çok hatamızı bulduk sonradan. Belki daha da bulacağız bakmaya devam ettikçe. Ama bütün bunlar unutulmayacak bir tecrübe, geri dönüşü olmayan bir yol oldu hayatımda. Yoruldum; ama mutluyum. Bazen aklımdakilerin ne kadarını doğru bir şekilde hayata geçirebiliyorum tam olarak bilemiyorum. Yine de şu anda üzerinde çalışmayı seçtiğim şeylerden dolayı; güzel görünen, güzel duyulan, güzel okunan ve en önemlisi kültüre, sanata, yaşama saygı duyarak bir iş yapmaya fırsatım olduğundan dolayı çok mutluyum. Çünkü öyle günler oluyor ki birbirimize yeteri kadar...

Read More

Jag kan vara ett lejon

Türkiye’den İsveç’e göçün başladığı yıllarda, bu değişimi yaşayan çocukların gelişimi ve sosyalleşmesi için 40 yıl önce Fittja’da kurulmuş bir tiyatro ve bu tiyatronun kahramanlarının hikayesini karşımıza getiriyor “Jag kan vara ett lejon” belgeseli. Fittja’da kurulan bu çocuk tiyatrosunun ilk öğrencilerinden olan Fikret Çeşmeli, Södra Teatern’de ilk sahne aldığında gerçekleştirdiği pandomim performansıyla karşılıyor bizi. Detaylı oyunculuğuyla, hem tiyatroya ilk defa adım atan o genç çocuğun hissettiklerini hem de o gün sahnelediği gösterinin duygusunu aynı anda veriyor.  Fikret Çeşmeli’nin anlatımı ile geçmişe gidiyoruz. Gözlerimizi kapatınca Türkiye’nin bir köyünden İsveç’e yeni gelmiş; heyecanlı, güçlü, yabancı çocuğun gelişimini içimizde hissediyoruz.  Sanatın gücünün ve yaratıcılığının,...

Read More