Doğadan İlham Alan Akustik Galaksi; bu tanımı Yaybahar’ı en çok yansıtan tanım olduğu için çok beğendik ve Yaybahar’ın oluşum sürecine tanıklık etme şansına sahip olmuş aynı zamanda Yaybahar’ın tasarlayıcısı Görkem Şen’in arkadaşı Datafobik‘ten aldık. Peki Yaybahar nedir, nereden çıkmış bu fikir?

Yaybahar ismi bir gecede milyonlarca insan tarafından birazdan izleyeceğiniz bir video ile duyuldu. Üstelik sadece ismi değil, biçimi, tınısı ve icrasıyla da aniden yoğun bir ilgi odağı haline geldi. Müzisyen Görkem Şen tarafından tasarlanan Yaybahar adlı bu yeni icat enstrüman şimdiye kadar ancak eski bilim kurgu filmlerinde duyduğumuz olağanüstü sesleri, en ufak bir elektrik altyapı olmadan son derece etkileyici bir biçimde çıkartabiliyor. Kulağa aynı zamanda bir synthesizer gibi gelen bu yaylı enstrüman, yatay kordonlarına bir tokmakla vurarak ve onu üzerinde dolaştırarak, dikey telleri çekip tıngırdatarak ve yine ayaktayken alt kısmındaki davulu çalarak icra ediliyor.

Aslında 2014 Kasım ayında tanıdık bu enstrümanı. Kasım ayında tüm dünyada bir anda bu büyülü video dolaşmaya başladı. Genç bir adam denize bakan bir odada daha önce hiç görülmemiş ve duyulmamış bir müzik aleti çalıyordu. Bu mistik ortamın ve büyülü seslerin yaratıcısı Görkem Şen, Yaybahar adındaki bu yeni ve ilginç tasarımı ilk defa görücüye çıkarıyordu. Olgu Demir’in aşağıdaki video ve Yaybahar için yaptığı tanım şu şekilde; “tellerden gelen titreşimlerin sarmal yaylar aracılığıyla bendirlere iletildiği ve bu titreşimlerin de sarmal yaylar üzerinde geriye ve ileriye doğru yankılanan zarlar tarafından sese dönüştürüldüğü”

Görkem Şen okuduğu bir kitap sonrası enstrüman yapmaya karar veriyor. Şu şekilde anlatıyor bu süreci; “Sufi İnayat Han’ın yazdığı kitabın adı ‘Müzik: İnsan ve evren arasındaki köprü’. Hintli bir Sufi. Kitapta önceden hep hissettiğim ama açığa vuramadığım hislerin ifadesini buldum. Çünkü gizli bir müziğin varlığından ve yapısından bahsediyordu. Kitap ayrıca bir enstrümanın doğuş hikayesini de anlatıyordu. Dağda yaşayan bir keşişin ruhsal bulgularını insanlara aktarabilmek için yaptığı bir enstrüman. Ben de ardından, “bak sen, demek bir enstrüman nelere kadirmiş” diyerek böyle bir heves edindim ve gizli müziğin arayıcısı oldum. Yani gizli kalmış, gündelik yaşamda ortaya çıkıp kendini gösteremeyen bir müzik. Var ama keşfedilmek için bekliyor. Böyle mistik bir tarafı var ve müziğin tanrısallığına vurgu yapıyor, orayı hatırlatıyor zaten. Sadece sesleri organize edelim, eğlenelim için değil de insanın ruhani varoluşu ile rezonans sağlayabilecek bir müzik yapısı. Daha derin ve iç dünya ile ilişkili bir müzik. Kitabı okdum ve bir kıvılcım yandı. Bu, insanın gündelik yaşantısında gizli kalmış bir taraf. İnsan evrenle ilişkisini henüz keşfedebilmiş değil. Şu an sadece dünya, gezegen, kendi toplumu arasındaki ilişkileriyle meşgul ama evrenle de bir ilişkisi var insanın. Bu dünyanın evrenin içinde olması gibi oranın müziği de bu dünyanın içinde ama gizli kalmış durumda.”

 

Herkesi büyülüyen bu seslerin kaynağı sapı yaylı halk çalgılarını anımsatan aletin, gövdesi ise geniş geniş salınan teller ve bunların bağlı olduğu, farklı boyutlarda iki vurmalı parçadan oluşuyor. Uzun teller ve vurmalı parçaların derileri arasında yankılanan ses büyüyerek geniş ve dolgun bir hâl alıyor. Yaybahar, çalınan melodilere göre Doğu’dan Anadolu’ya, Balkanlar’dan Avrupa’ya açılmayı mümkün kılan bir tını çeşitliliğine sahip. Başka enstrümanlara da eşlik etme şansı yüksek olan Yaybahar’ın yaratıcısı Görkem Şen uzun süredir müzik üretimi yapmak için kabuğuna çekilip kayıt için çalışmalarını sürdürdürüyordu. Ve sonunda yeni bir kayıt paylaştı müziysen soundcloud hesabı üzerinden. Hepimizin bildiği ‘Telli Turna’ isimli halk türküsü seslendirilmiş, uzun süredir beklediğimiz bu kayıt iki bendir ve Yaybahar ile yapılmış. Bizi çok heyecanlandıran, sesler ordusu büyülü enstrümandan daha birçok performans dinlemeyi umuyoruz. İyi seyirler 

Aşağıdaki videoda ise Yaybahar‘ın bir TED sunumunda özel bir görsel çalışmayla birlikte yine Görkem Şen tarafından icrasını görebilirsiniz.