Amerika’da büyük ses getiren, Ceyda Torun’un İstanbul’u İstanbul yapan sokak kedilerini konu aldığı belgesel filmi ‘Kedi’ bu yıl 2.si düzenlenen Film Eleştirmenleri En İyi Belgesel Ödülleri’nde beş adaylık birden elde etti

Film Eleştirmenleri Derneği (BFCA) ve Televizyon Gazetecileri Derneği (BTJA) tarafından 10 Ekim’de düzenlenen ikinci yıllık eleştirmenler toplantısında açıklanan adayların, hangilerinin ödül sahibi olduğu ise 2 Kasım’da New York’ta gerçekleşecek törenle açıklanacak. ‘Kedi’ Filminin aday gösterildiği kategoriler şu şekilde; en iyi belgesel, en iyi ilk belgesel, en yenilikçi belgesel, en iyi yönetmen ve en ilgi çekici canlı varlık.

15. !f Istanbul’da dünya prömiyerini yaptıktan sonra birçok festivalde de gösterime giren film, özellikle A.B.D’de gişede yakaladığı sıra dışı başarı ve uluslararası eleştirmenlerin övgüleri ile birçok ödül alacağa benziyor.

Kedileri, sokak kedilerini hatta İstanbul sokaklarını seven herkesi derinden etkileyen filmin İsveç’te ilk gösterimi 4 Ağustos’ta gerçekleşmişti. Başrollerinde İstanbul sokaklarının sıcak sakinleri olan kedilerin yer aldığı belgeselde, bu küçük dostlarımızın yaşadıkları sıkıntılara, mega kentlerin değişen doğasına ve kentin kedilerini seven ve koruyan insanlarına odaklanıyor. İstanbul’da sokak kedisi dediğimizde birçok farklı türde kediden bahsediyoruz aslında; çünkü bu kediler zamanında Karaköy limanına ticaret gemileriyle gelmiş ve şehrin büyüsüne kapılıp yerleşmeye karar vermiş kediler. “Kedi, kediden öte bir şey İstanbul’da. Kedi, bütün İstanbul’un tarif edilmez karmaşası, kültürü, özgünlüğü ve özelliği ile ilgili bir şey…” diyor Ceyda Torun, süregelen bu harmanı anlatırken.

2014 Nisan ve Mayıs’ta gerçekleşen ve haftada 6 gün, günde 16 saatlik bir çalışma programıyla yapılan çekimlerde, kedilerin doğal yaşamlarına hiçbir müdahalede bulunulmadan İstanbul’un en işlek yerlerinden alınan ve tamamı doğal görüntülerden oluşuyor. Bu da filmin altyapısını oluşturan ve özgün kılan önemli bir özelliği diyebiliriz.

Filmin resmi sayfasında da belgesel hakkında yapılan açıklama şu şekilde; İstanbul’un sokaklarında her gün yüz binlerce kedi özgürce dolaşıyor. Binlerce senedir kediler insanların hayatlarına girip çıkarak, bu şehrin zengin yapısının önemli bir parçası haline geldi. Sahip tanımayan bu kediler İstanbul’da vahşi ve evcil hayat arasında bir çizgide yaşıyor ve evlat edinmeye karar verdikleri insanların hayatına neşe ve bir amaç hissi getiriyor. İstanbul’da kediler insanlara birer ayna oluyor ve onlara, hayatlarını akla gelmeyecek şekillerde değerlendirme fırsatı sunuyor.

Dış basında da birçok övgü alan film hakkında yapılan yorumlar şu şekilde; The Hollywood Reporter “En az konusu olan küçük patiler kadar zarif bu toplu portre, yorgun aklınızı dinlendirecek ve belki de yüksek tansiyona bile iyi gelecek” derken, Variety’de şu yorum yer aldı “Kedi sizi derinden etkileyecek, yer yer hem rüya gibi hem de sahici olan bu terapi, doğanın gücünü- daha doğrusu patileri ve kuyrukları ile doğanın birkaç gücünü- ve endüstriyelleşmiş dünyada hayatta kalıp büyümesini ele alıyor.”

Kaynak: www.kedifilm.com – www.imdb.com