“Müzik insan toplumlarına paralel olarak gelişir. Onlar gibi biçimlenir, onlarla değişir. Hem de onlardan önce. Belli bir koddaki bütün olasılıkları araştırır ve bunu maddi gerçeklikten çok daha hızlı yapar. Daha ileri zamanlarda görülür hale gelip kendini dayatacak ve düzeni saptayacak olan şeyleri duyurur. Müzik bir dönemin estetiğinin yankısı olmaktan öte, günceli aşar ve onun geleceğini bildirir.” Bu cümleler müziğin; endüstriyle ve insanlık tarihiyle bağlantısını çözümleyen ve müziğin geleceği gördüğünü savunan Jacques Attali’nin yazdığı “Gürültüden Müziğe” adlı kitaba ait. Gülüş Türkmen Gülcügil tarafından Türkçeye çevrilmiş ve müziğin ekonomi-politiği üzerine yazılmış bu eşsiz kitap, dinlemenin yerini müzik yapma zevkinin alabileceği ve herkesin kendi müziğini yaratabileceği bir dünyanın taslağını çiziyor bize.

Önce kaos vardı… Ve gürültüler… Jacques Attali bu gözlemden yola çıkarak müziğin ekonomi-politiğini inceliyor ve şu sonuca varıyor: Müzik ileriyi görür. İlk çağlardan başlayarak toplum, iktidar ve müzik arasındaki bağları ele alan Attali, bu kitabında müziğin, kurban ayinlerinden saraya, isyanlardan uzlaşmalara, iktidardan ekonomiye uzanan bütün belirtilerini incelemiş.

Gürültünün bir silah, müziğinse onun biçim verilmişi, evcilleştirilmişi olduğunu gösterirken, dünyanın gürültülerine kulak vermenin, geleceği görmemize ve düzenlememize yardımcı olacağını ileri sürüyor.  Attali’ye göre gramofonun icadı gibi yenilikler, insanların yerini makinelerin alacağını ve her şeyin seri olarak kopyalanacağını bildirmişti; kayıt teknolojisi ise tüketim toplumunu…

Sanatçıların ve müzik yayıncılarının telif hakkı talepleri, tüketim toplumunda korsanlığa zemin hazırlayacaktı. Ardından gençliğin isyanı ve diktatörlüğü geldi. Müzik artık ebeveynlerinden kültürel ve ekonomik bağlarını gitgide daha erken yaşta koparan gençlerin bütünleşme, grubunu belirleme aracıydı. Müzik eserlerine değer biçen liste başı albümler, eserleri olduğu kadar tüketicileri de biçimlendirir. Müzik artık yalnızca kişisel bir keyif aracı değil, aynı zamanda bir gruba ait olduğunu tasdik etme yolu ve gençler arasında evrensel bir bağdır. Artık yıldızlar “yamyam” bir toplumda daha uçucu hale gelmekte ve bu yıldızların karşısındaki genç, hem tüketim malı hem de tüketici olmaktadır. Sanal müzik, MP3 ve büyük müzik firmaları arasındaki rekabet, kültürel kapitalizmin zaferini ilan ederken, diğer sanat biçimlerinde de aynı olgunun varlığına işaret ediyor. Attali, tüm bunların ötesinde, dinlemenin yerini müzik yapma zevkinin alabileceği ve herkesin kendi müziğini yaratabileceği bir dünyanın taslağını çiziyor. Belki de ufukta “Herkesin kendini keşfetmeyi, kendini sevmeyi öğreneceği, sonra da başkaları tarafından keşfedilmekten ve karşılığında hiçbir şey beklemeden vermekten zevk alacağı bir toplum” var. Kim bilir?

Kitaptan bazı alıntılar;

“Batı zihniyeti, yirmibeş yüzyıldır dünyayı görmeye çalışıyor. Anlamıyor ki, dünya görülmez, duyulur. Okunmaz ama dinlenir.”

“Dünyanın gürültülerine kulak kabartırsak, insanların çılgınlığının onu hangi yöne doğru sürüklediğini, hangi umutların hala gerçekleşebileceğini, hangi Rönesansların çoktandır devrede olduğunu anlayabiliriz.”

“Müzik insan toplumlarına paralel olarak gelişir. Onlar gibi biçimlenir, onlarla değişir. Hem de onlardan önce. Belli bir koddaki bütün olasılıkları araştırır ve bunu maddi gerçeklikten çok daha hızlı yapar. Daha ileri zamanlarda görülür hale gelip kendini dayatacak ve düzeni saplayacak olan şeyleri duyurur. Müzik bir dönemin estetiğinin yankısı olmaktan öte, günceli aşar ve onun geleceğini bildirir.”

“Gürültü, müzik olduğunda, kendini aşmanın ve özgürlüğün, aşkınlığın ve hayalin, arzunun ve isyanın kaynağı haline gelir.”

“Müziksiz özgürlük de yoktur. Müzik, kendini ve başkalarını aşmaya, normlarn ve kuralların ötesine geçmeye, aşkınlık hakkında, zayıf da olsa bir fikir edinmeye teşvik eder.”

“Her müzik, bir ses düzenlemesi bir topluluğu belirleyerek, bir iktidarın bireyleriyle ilişkisini, bu iktidarın herhangi bir niteliğini yaratmak veya pekiştirmek için bir imkan oluşturur. “

“Gürültü kontrolü yoksa, iktidar da yoktur.”

“Ve işte bu sebepten, gürültü hem iktidar aracı hem de isyan kaynağı olduğundan, politika her zaman gürültü öznelerini büyük bir ilgiyle dinlemiştir. Çünkü kendini bu yolla sağlama alabilir, emirler hazırlar, isyanları engeller. Herşeyi bilmek, güçlülerin fantezisidir. Herşeyi kaydetmek ise, polislerin hayali.”

“Unutturmak, inandırmak, susturmak: Her üçünde de müzik bir iktidar biçimiydi. Korkuyu ve şiddeti unutturmak söz konusu olduğunda kutsal; düzene ve ahenge inandırmak söz konusu olduğunda gösterici,; itiraz edenleri susturmak gerektiğinde de tekrarcı.”

“Müzik paylaşılan bir zevktir. Aynı zamanda keyif vererek mutlu olmaktır, eşlik etmektir, dans etmektir, iyi vakit geçirmektir. O zaman kompozsyon, müzisyen ile dinleyicisi arasında paylaşılan bir zevke ve her iki tarafı da aşan bir şeyin doğmasına sebep olur: Yaşamı hatırlatan birşeyin doğmasına.”

Künye

Özgün Adı: Bruits Essai Sur L’Economie Politique de la Musique

Yayın No: 450

Dizi No: 16

Sayfa: 208

Dizi: Sanat ve Kuram

Yazar: Jacques Attali

Çeviri: Gülüş Türkmen Gülcügil

Yayıma Hazırlayan: Işıl Özcan

Düzelti: Sait Kızılırmak

Kapak İllüstrasyonu: Sevinç Altan

Kapak Tasarımı: Deniz Çelikoğlu

Kapak Düzeni: Gökçe Alper

Dizgi: Esin Tapan Yetiş

Yazar Hakkında

Jacques Attali 1 Кasım 1943 tarihinde Cezayir’de doğmuş bir Fransız ekonomist, yazar ve siyasetςidir. François Mitterrand’ın danışmanlığını yaρmış, bu dönemden sonra ön plana çıkmıştır. Babası Simon Attali, Cezayir’in Fransız sömürgesi olduğu dönemde kendi kendini yetiştirmiş (otodidakt) ve parfümeri sektöründe başarılı olmuş Musevi asıllı bir müteşebbisti. 1957’de, Cezayir’in bağımsızlığına kavuşmasından birkaç yıl önce işini ve ailesini Paris’e taşımıştı.

Jacques Attali ve ikiz kardeşi Bernard Attali lise çağında, gelecekte Fransız siyaset dünyasında önemli yer edinecek Jean-Louis Bianco ve Laurent Fabius ile arkadaşlık kurmuşlardı. Attali, öğrenim hayatını hiç kesmeyerek, art arda, École Polytechnique’den (1963 mezuniyet yılı birinciliğiyle) Ekonomi Doktoru ünvanını almış École des Mines (Madencilik Okulu), Sciences-Po (Siyasal Bilimler) ENA (Fransız Mülkiye’si) gibi eğitim kurumlarından payeleri sıralamıştır. François Mitterrand ile ilk olarak 1968’de taşrada bir yöneticilik stajı esnasında tanışmıştır.

27 yaşında Conseil d’État (Fransız Devlet Konseyi)’ne girmiştir. 1972 ‘de ekonomi konulu ilk iki kitabını yayınlamıştır: Analyse économique de la vie politique ve Modèles politiques, ve bu çalışmalarıyla Académie des Sciences (Fransız Bilimler Akademisi) ödülünü almıştır. Prof. Jacques Attali, Paris IX Üniversitesi (Dauphine Üniversitesi olarak da adlandırılır) bünyesindeki öğretim görevlisi kariyeri esnasında etrafında çok değişik ufuklardan seçkin bir çevre toplayabilme kabiliyeti ile dikkati çekmiştir. 

1973 ‘de François Mitterrand ile temas tekrar kurmuş, 1981 ‘de Mitterrand’ın Fransa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Élysée Sarayı’nda Mitterrand’ın makamının hemen yanında bürosu olan bir “özel danışman” sıfatını edinmiştir. Mitterrand için her akşam ekonomi, kültür, siyaset, okuduğu kitapların özeti gibi çok çeşitli konuları bir araya getiren notlar hazırlamaya başlamıştır. G7 zirvelerinin Fransa açısından organizasyonu, Fransız Devrimi’nin 200. yıl dönümü kutlamalarının organizasyonu onun sorumluluğu altında gerçekleşmiştir. 1984’de ekibi ile birlikte, yeni teknolojileri geliştirme amaçlı Avrupa Bilimsel Araştırmalar Programı Eureka’yı yürürlüğe koymuştur. Mitterrand’ın cumhurbaşkanlığının ikinci yedi yılında özel danışmanlıktan Avrupa Кalkınma Bankası kurucu başkanlığına atanmıştır. 1991-1993 arasındaki başkanlık döneminde Berlin Duvarı ‘nın yıkılmasıyla çehresi değişen Avrupa’nın yeniden inşasına zemin oluşturacak bir finans kurumu ortaya çıkmış, ancak merkez binası iςin aşırı lüks içeren masraflar yaρılması gibi bazı kararları tartışmalara neden olmuştur. sozkimin.com Jacques Attali 1993’den yazı hayatına ağırlık vermiş, yeni teknolojiler konusunda uzmanlaşmış bir danışmanlık şirketi kurmuş 1998’de mikrofinansman kavramının geliştirilmesi yoluyla yoksullukla mücadele etmeyi hedefleyen ve kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan PlaNet Finance’ı kurmuştur.

Jacques Attali’nin 1973 ‘den bugüne kadar yazdığı 30’u aşkın kitaρ çok çeşitli konulara ve disiplinlere uzanmaktadır: tarih, denemeler, anı, romanlar, hatta tiyatro oyunları ve çocuklar iςin hikâyeler. Her yıl bir kitabı çıkmaktadır. L’Express dergisinde de düzenli yazıları yayınlanmaktadır. Başka kaynaklaredan alıntılarını bazen kayda geςirmemesi (ve kendi fikirleri veya bilgileriymiş gibi sunması) bazen eleştirilere sebebiyet verse de, zekası, geniş ilgi ve kültür alanı, çokyönlülüğü, orijinal bakış açısı yeteneği ve girişkenliği geniş bir kitlenin takdirini kazanmıştır.

 

Kaynak: https://www.wikipedia.org/ - https://www.ayrintiyayinlari.com.tr