Feramuş Pektaş’ın anlatımıyla

Seneler önce rahmetli müzisyen Esin Avşar’la tanışmıştım. Sohbet esnasında bana KULU’daki kuşları sormaya başladı; oysa ki insan tanıdığı birini sorardı, Ahmet’i ya da Ayşe’yi…
Esin Hanım bölgemizdeki kuşları teker teker saymaya başladı, söyledikleri çok ilginç gelmişti. Benim henüz doğal hayat hakkında hiçbir bilgim yoktu ve İstanbul’da yaşayan ve müzikle ilgilenen bir kadın, bana kendi toprağımı bir çırpıda anlatıvermişti. Mahçup olmamak mümkün değildi…

Herşey “genç adam bana adresini ver” demesiyle başladı. Esin Avşar bugün aramızda değil maalesef ama bana bıraktığı aşk ve özveriyle devam ediyor Kulu Doğal Hayatı Koruma Derneği.

İsveç’e taşındıktan sonra senelerce bir metropolde yaşamak beni boğmuştu. Yeniden memlekete dönmüştüm ama ilçemizin gittikçe betonlaşması, doğal zenginliklerimizin hızla kaybolması beni bir hayli düşündürdü.
İki ülke, iki memleket arasındaki farklılıkları karşılaştırınca sonuç avuçlarınızda netleşiyor aslında. Avrupa’da yabani hayvanlar bile insanlardan ürküp kaçmıyor mesela, oysaki sevgisiz yaşayan evcil hayvanlar bile insanları görünce kasılıyor ve kaçıyor bizim memlekette.

Ne yapabilirim diye düşünürken, bu soruyu ne yapabilirize çevirip amacı büyüttüm. Yapacağımız etkinlikleri ve yatırımları yasal zemine oturtabilmek, aynı zamanda farkındalık yaratabilmek için bir dernek kurduk. Bizimle aynı şekilde düşünen, ben de varım diyen arkadaşlarla beraber elimizden gelenin hep fazlasını yapmaya gayret ettik.
Ağaçlar dikildi binlerce, bölgede kuşların tüneyebileceği ya da yuva yapacabileceği yetişkin ağaç bulunmadığından onlar için de güzel çalışmalarımız oldu, direkler dikildi yuvalar yapıldı.

Dünyada ve ülkemizde doğaya zarar veren oluşumlara karşı protestolarımızı her zaman yaptık. Ağaç ve hayvan katliamlarına karşı tepkimizi her daim gösterdik. Doğru ve mantıklı yatırımları da takdir edip alkışladık.

Derneğimiz yönetim kurulu, bu işe gönül vermiş, vicdanlı, doğa aşığı kişilerden oluşmaktadır. Ben de varım diyenlere; siyasi duruşu, etnik kimliği ve inancına bakılmaksızın kapımızı herkese açtık. Plan, proje ve etkinliklerimizde, grubumuza önceden bildiri yapıp bilhassa çocukları davet etmekteyiz. Hiçbir çocuk diktiği ağacı unutmaz! Yaptığımız, yapacağımız en güzel şeydir bir çocuğu doğa bilinciyle yetiştirmek, doğadaki tüm canlıları sevme bilincini yerleştirmek. Bu dünyada her canlı gelip geçicidir elbet ama hani derler ya “Bir dikili ağacım var”, benim ve emeği geçen onlarca arkadaşımın binlerce dikili ağacı var, ya sizin?

Son ırmak kuruduğunda
Son ağaç yok olduğunda
Son balık öldüğünde
Beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak
Düşünün diyorum, tıpkı bir kızılderili gibi!


Kulu Doğal Hayatı Koruma Derneği

YARDIM VE BAĞIŞLARINIZ İÇİN:
Garantİ Bankası
Murat ULUDAĞ SEK hesabı
TR86 0006 2001 2320 0009 0946
Yapı Kredİ TL hesabı
TR20 0006 7010 0000 0082 4429 48