Yerli ve yabancı birçok festivale katılan, Emre Erdoğdu’nun ilk uzun metrajlı filmi ‘’Kar’’ Türkiye prömiyerini geçtiğimiz günlerde 24. Adana Uluslararası Film Festivali’nde yaptı

Festivalden 3 ödülle ayrılan film, ulusal yarışma kapsamında ise İstanbul seyircisiyle buluşma fırsatını buldu. Yarışmada En İyi Kadın Oyuncu ödülünün sahibi ise filmin başrolü Hazar Ergüçlü oldu.

Hatırlayacağınız üzere ‘’Kar’’ 52. Antalya Uluslararası Film Festivalinde 100 Bin TL’lik Film Destek Fonu ödülünün sahibi olmuştu. Ödülü aldığında “Senaryo kağıt üzerinde bir anlam ifade etmez. Senaryo bir hayaldir, siz bir hayali ödüllendirdiniz. Biz seneye bu hayalle sizleri buluşturacağız” diyen Emre Erdoğdu sözünü tuttu ve sonunda bizi ilk uzun metrjalı filmi ‘’Kar’’ ile buluşturuyor.

Başrollerinde Hazar Ergüçlü (Müzeyyen), Ozan Uygun (Ali), Halil Babür (Hazerhan), Doğaç Yıldız (Bekir), Nazlı Bulum’u (Ebru) gördüğümüz filmin sinopsisi ise şöyle;

Müzeyyen’in hayatı onun için olağan geçiyordur. Yirmi yaşındadır ve hala lise okuyordur. Yeni edindiği yarı yıl karnesi bu durumun pek de değişmeyeceğini gösterir. Bekir, Ebru, Hazerhan, Ferdane ve Kadir’den oluşan arkadaş grubu her şeyidir. Hepsi birbirinden farklıdır. Ancak hepsi kendi acılarını ya da başarısızlıklarını aynı şekilde saklıyorlardır. Birlikte uyuşturucu kullanıyorlar, birlikte kavga ediyorlar, birlikte çalıyorlardır. Bütün günahları paylaşıyorlardır. Müzeyyen’in birlikte yaşadığı annesi ise bu hayata hiç engel değildir. Müzeyyen’le hiç iletişimi olmayan kadın, metresliği bir iş haline getirmiştir.

Müzeyyen’in olağan hayatı, Ali’nin onun için gelmesiyle değişir. Ali, Müzeyyen’in hiç görmediği, ama dokuz yaşından beri varlığından haberdar olduğu kardeşidir. Ancak Ali, Müzeyyen’i yeni öğrenmiştir. Müzeyyen’in annesiyle kendi babasının yirmi yıl önceki yasak ilişkisini, annesi Müzeyyen’e hamile kalınca babasının onları terketmesini, hepsini yeni öğrenmiştir. Yarıyıl tatilini de fırsat bilerek Bolu’daki huzurlu, ortalamanın üstünde, takdir edilen öğrencilik hayatına ailesine söylediği ufak bir yalanla mola verip, Müzeyyen’le tanışmaya Antalya’nın arka sokalarına gelmiştir. Ancak Müzeyyen onu ilk başta kabullenmez. Hatta dayak yiyerek soyulmasına neden olur. Bir süre sonra Ali’ye acıyıp kendi hayatına dahil eder. Ali yolda görse yolunu değiştireceği bu insanlarladır. Onlar nasıl yaşıyorsa öyle yaşamaya başlar. Rahat yaşam tarzı yüzünden okunan Ali, ilk başlarda çok kabullenilmese de, daha sonra Müzeyyen’in ve hayatının sevilen bir parçası olur. Herkesin hayatını bir miktar etkiliyor ve bu arkadaş grubunun günahlarına ortak oluyordur. Başta Müzeyyen olmak üzere,hepsini tanımaya başlar. Geçmişten de hikayeler edinir Ali. Aslında babasının gayrimeşru çocuğu Müzeyyen’i tam anlamıyla terk etmesi, meşru olan kendisinin doğumuyla gerçekleşmiştir. Ali’nin iki amacı vardır artık. Birincisi Müzeyyen’i Bolu’ya götürüp, kendisi gibi bir yaşam standardına erişmesini sağlamak, diğeri ise Müzeyyen’e babası gibi olmadığını kanıtlamasıdır. Ancak Ali henüz sınanmadığı günahlarının masumudur.

Film, Antalya’nın sokak aralarındaki hayatların ve Müzeyyen’in, henüz bebekken kendisine tercih edilen uzaktan kardeşi Ali’yle olan imtihanının hikayesidir.

Henüz vizyon tarihi belli olmayan filmin resmi internet sitesi için tıklayınız.